Motorsiklet Tutkum
| 11 yaşındaydım Lunaparka gitmiştim. Burada bir motosiklet şovu izledim ve çok etkilendim. Bu yaşlardayken o dönemin mobiletlerini kiralamaya başladım. Büyük bir keyifle bu minik motosikletleri kullanıyordum. O yaşlardayken bile bu ufak motorların arka ayaklarına basarak tek tekere kaldırıyor ve sokaklarda geziyordum. Birkaç yıl sonra sanayide çalışırken kazandığım paralarla kendime bir bulgar (pekosbil) marka elden vitesli motor aldım. Bu motorum varken o dönemlerin büyük motorlarından (ve saka) marka bir motosiklet daha aldım. 1977 yıllarında Japon motoru 125 lik Honda ile tanıştım. Bu tarihlerde bu motor adapazarında son derece lüks bir araçtı. Bende kendimi bu 125 lik honda ile yetiştirerek tek teker üzerinde uzman oldum. Adapazarında o dönemlerde bayağı haşarıydım. 1981 yılında Almanya'dan gelen 400'lük Honda Tiwin aldım. Ardından 4 silindirli motorlar ve ardından o yılların en büyük motoru 6 silindirli Hondayı aldım. Tek teker ismimi de bu motorla belleklere kazıdım. Fazla zaman geçmeden Granajlı motorlarla tanıştık. GPZ 1000 ZX10 derken Gene 1990 yıllarının en büyük güçlü hızlı makinası ZZR 1100 ile ismimi tüm Türkiye'ye tanıtmış oldum ve 7 yıl ZZR 1100 e bindim. Nasıl ki 1998 yılında R1 Yamaha ya geçtim. Showa daha uygun tay gibi makina beni daha da kamçıladı ve azdırdı. Şimdilerde sizlerinde gördüğü gibi yerimde duramıyorum. Tek tekeri oyuncak gibi yapar oldum. Bunun yanı sıra birbirinden ilginç ve tehlikeli hareketleri bence başarılı bir şekilde yapabiliyorum. Allah kaza bela vermediği sürece daha ilginç yeni yeni hareketlerimle daha güzel şeyler yapacağıma inanıyorum. |







